Enough ile cümleler
Enough
Are you warm enough?
Yeterince ısındın mı?
It is not good enough.
Yeteri kadar iyi değil.
I have waited long enough.
Yeteri kadar bekledim.
I don't trust him enough.
Ona yeterince güvenmiyorum.
The army has enough ammunition.
Ordunun yeterli mühimmatı var.
Workout is enough to activate muscle fibers.
Egzersiz, kas liflerini harekete geçirmek için yeterlidir.
Considered all together, the project is good enough.
Hepsi birlikte düşünüldüğünde, proje yeterince iyi.
You are not making enough effort to succeed.
Başarmak için yeterince gayret sarf etmiyorsun.
There aren't enough rooms to accommodate all the students.
Tüm öğrencileri barındıracak yeterli oda yok. | Tüm öğrencileri barındıracak kadar oda yok.
Is this wooden ladder strong enough to support me?
The soil is fertile enough to support plant growth.
Toprak, bitki büyümesini destekleyecek kadar verimlidir.
He hadn’t enough common sense to call the police.
Polisi arayacak kadar sağduyusu yoktu.
He failed the test because he didn't study enough.
Yeterince çalışmadığı için sınavda başarısız oldu.
The road is wide enough for two vehicles to pass.
Yol iki araç geçecek kadar geniş. | Yol iki aracın geçmesi için yeterince geniş.
We’ve got enough food to last us for a week.
Bize bir hafta yetecek kadar yiyeceğimiz var.