Past Perfect Tense | İngilizcede Zamanlar – Konu Anlatımı

Tam Türkçe karşılığı olmayan past perfect tense, genel kural olarak geçmişte olmuş bir olayın geçmişteki başka bir olaydan veya zaman diliminden daha önce olduğunu belirtmek için kullanılır. Aşağıda kullanım yerleri açıklanmış ve past perfect tense ile kullanılan tüm örnek cümle kalıpları sayfanın sonunda verilmiştir.

 

CÜMLE YAPISI
 Olumlu (özne + had + V3)
 I/You/We/They/He/She/It + had + V3
 Olumsuz (özne + had + not + Ving)
 I/You/We/They/He/She/It + had + not + V3
 Soru (had + özne + V3)
 had + I/You/We/They/He/She/It + V3

KULLANIM ÖRNEKLERİ  
Olumlu Kısa Hali
I had gone. I‘d gone.
They had gone. They‘d gone.
Olumsuz Kısa Hali
She had not gone. She hadn’t gone.
You had not gone.    You hadn’t gone.
Soru Kısa Hali
Had you gone?
Had he gone?
Olumsuz Soru Kısa Hali
Had they not gone? Had’t they gone?
Had he not gone? Hadn’t he gone?
 1.  Bir olayın geçmişteki belirli bir zaman diliminden önce olduğunu belirtmek için kullanılır.

• He had moved to Germany before 2010.
› 2010’dan önce Almanya’ya taşınmıştı.

• He had bought a car by the time he was 20.
› 20 yaşındayken bir araba satın almıştı.

• I had never gone abroad until last week.
› Geçen haftaya kadar hiç yurtdışına çıkmamıştım.

 2.   Geçmişte olmuş iki olaydan birinin diğerinden daha önce olduğunu belirtmek için kullanılır.

• We went out after the rain had stopped.
› Yağmur durduktan sonra dışarı çıktık.

• He visited me before he had gone on holiday.
› Tatile gitmeden önce beni ziyaret etti.

• He had arrived when you called.
› Sen aradığında gelmişti.

• He was unhappy because he had failed the exam.
› Sınavı geçemediği için üzgündü.

• I didn’t hear anything. Had he said something?
› Hiçbir şey duymadım. Bir şey mi söylemişti?

 

   Notlar


✳︎ Simple past tense + when + simple past tense iki olayın aynı anda olduğunu, past perfect tense + when + simple past tense bir eylemin diğerinden önce olduğunu belirtir.

• The rain stopped when I went out.
› Dışarı çıktığımda yağmur durdu.
(Dışarı çıktığım anda yağmur durdu.)

• The rain had stopped when I went out.
› Dışarı çıktığımda yağmur durmuştu.
(Dışarı çıkmadan önce yağmur durdu.)


✳︎ When + past perfect tense + simple past tense kalıbı bir olayın başka bir şeyden hemen önce olduğunu belirtmek için kullanılır.

• When I had finished my work, I called her.
› İşi bitirip onu aradım.
› İşi bitirince onu aradım.
(İşi bitirir bitirmez onu aradığını belirtir.)

• My work had finished when I called her.
› Onu aradığımda işim bitmişti.
(Onu aramadan önce işin bittiğini belirtir.)


✳︎ Before, aşağıdaki örneklerde olduğu gibi hem past perfect tense hem de simple past tense ile kullanılabilir. İki cümlenin de anlamı aynı olmakla birlikte past perfect tense ile kullanılan cümlenin vurgusu fazladır.

• I arrived before Tom had left.
› Tom gitmeden geldim.
› Tom gitmeden önce geldim.

• I arrived before she left.
› Tom gitmeden geldim.

  Örnek Cümleler

• He had moved to Germany before 2010.
› 2010’dan önce Almanya’ya taşınmıştı.

• I had met him before the meeting.
› Onunla toplantıdan önce tanışmıştım.

• He called me before I had heard the news.
› Haberi duymadan önce beni aradı.

• We went out after the rain had stopped.
› Yağmur durduktan sonra dışarı çıktık.

After the rain had stopped, we went out.
› Yağmur durduktan sonra dışarı çıktık.

When I had read the book, I drank tea.
› Kitabı okuyup çay içtim.

• She had just left when we got there.
› Biz oraya vardığımızda o daha yeni gitmişti.

By the time he offered me, I had found a new job.
› Bana teklif ettiğinde yeni bir iş bulmuştum.

• He had bought a car by the time he was 20.
› 20 yaşındayken bir araba satın almıştı.

• I couldn’t leave until they had arrived.
› Onlar gelene kadar gidemedim.

• I hadn’t gone abroad until last week.
› Geçen haftaya kadar yurt dışına çıkmamıştım.

• I waited for her until she had finished the work.
› İşi bitirene kadar onu bekledim.

• He asked if I had studied for the exam.
› Sınava çalışıp çalışmadığımı sordu.

If I had seen him, I would have told him the truth.
› Onu görseydim, ona gerçeği söylerdim.

• I could pass the exam if I had studied harder.
› Çok çalışsaydım sınavı geçebilirdim.

• He was unhappy because he had failed the exam.
› Sınavı geçemediği için üzgündü.

• He had said it would be a long trip.
› Uzun bir yolculuk olacağını söylemişti.

• I tried to find him but he’d already left.
› Onu bulmaya çalıştım ama çoktan gitmişti.

• He hadn’t ever gone to France.
› Fransa’ya hiç gitmemişti.

• He had never gone to Germany.
› Almanya’ya hiç gitmemişti.

• He told me he had never been to Italy before.
› Bana daha önce hiç İtalya’ya gitmediğini söyledi.

It was the best book I had ever read.
› Okuduğum en iyi kitaptı.

It was the most beautiful photo I had ever seen.
› Gördüğüm en güzel fotoğraftı.

I wished I had told the truth.
› Keşke doğruyu söyleseydim.

I was glad that I had planned in advance.
› Önceden planladığıma sevindim.

• Tom hadn’t spoken to you about it, had she?
› Tom sana bundan bahsetmemişti, değil mi?

Why had he agreed to work there?
› Orada çalışmayı neden kabul etmişti?

What had she said to you?
› Sana ne demişti?

• Where had you lived before 2010?
› 2010’dan önce nerede yaşamıştın?

• The interview wasn’t exactly what I’d expected.
› Mülakat tam olarak umduğum gibi olmadı.

• I had never seen such a beautiful sunset before I went there.
› Oraya gitmeden önce hiç bu kadar güzel bir gün batımı görmemiştim.


Diğer zamanların konu anlatımları için aşağıdaki linklere tıklayabilirsiniz.

   • Present Continuous Tense    

   • Simple Present Tense    

   • Simple Past Tense    

   • Simple Future Tense (Will/Shall)    

   • Be Going To (Gelecek Zaman)    

   • Present Perfect Tense    

   • Present Perfect Continuous Tense       

   • Past Perfect Continuous Tense    

   • Past Continuous Tense    

   • Present Perfect Tense ve Simple Past Tense Arasındaki Fark    

   • Present Perfect Tense ve Present Perfect Continuous Tense Arasındaki Fark    

   • Simple Present Tense ve Present Continuous Tense Arasındaki Fark     

   • Will ve Be Going To Arasındaki Fark    

   • İngilizcede Tüm Zamanlar (Tenses)

 
© 2021 bilexis. All rights reserved.