work
Verb
1
[Intransitive]to have a job
çalışmak, işi olmak
  • My father doesn't work now.
  • work as a sthHe is working as a teacher.
  • work for sb/sthI work for a marketing company.
  • work in sthHe has been working in media for years.
2
[Intransitive]to do something, especially as part of a job
çalışmak, iş yapmak
  • I worked enough for today.
  • work on sthHe is working on his project.
  • work + nounShe can work very long hours.
3
[Intransitive]to make effort to do or achieve something
çalışmak, uğraşmak, çabalamak
  • We're working for a solution.
  • He worked all day in the garden.
4
[Transitive]to cause someone or yourself to work
çalıştırmak
  • She works herself too hard.
  • The teacher worked us hard.
5
[Intransitive](of a machine, device, etc.) to operate
(makine) çalışmak, işlemek
  • Her phone isn't working.
  • How does this device work?
6
[Transitive]to make a machine, device, etc. operate
(makine) çalıştırmak, işletmek
  • I couldn't work the machine.
  • Do you know how to work the device?
7
[Intransitive]to have a particular effect or result
etkisi olmak, işe yaramak, çalışmak
  • The plan didn't work.
  • These pills didn't work on me.
Noun
1
[Uncountable]a job or activity that you do especially in order to earn money
iş, meslek, uğraşı
  • He is looking for work.
  • He's been out of work for a year.
2
[Uncountable]the place where you do your job
iş, iş yeri
  • I go to work by bus.
  • He is very talkative at work.
3
[Uncountable]the use of physical or mental effort to do something
iş, çalışma, çaba, çabalama
  • She succeeded through hard work.
  • When will you begin work on the project?
Collocations
1
abandon the work
işi bırakmak, işi yarıda bırakmak
2
ability to work
çalışma yeteneği, çalışabilme becerisi,çalışma gücü, çalışabilme gücü
3
after work
işten sonra
4
backlog of work
yığılmış iş, birikmiş işler
5
be absent from work
işe gitmemek, işe gelmemek, işte olmamak
6
be late for work
işe geç kalmak, işe gecikmek
7
building work
inşa işi, inşaat işi, inşaat çalışması
8
casual work
geçici iş, gündelik iş
9
charitable work
hayır işi, yardım işleri
10
clear backlog of work
birikmiş işi temizlemek, yığılmış işi bitirmek
11
construction work
inşaat işi, yapım işi
12
dirty work
pis/kirli iş, ahlaksız iş
13
do casual work
geçici iş yapmak, gündelik iş yapmak
14
do one's dirty work
bir kimsenin kirli işini yapmak
15
do work
iş yapmak, çalışmak
16
domestic work
ev işi
17
find work
iş bulmak
18
finish the work
işi bitirmek, işi tamamlamak
19
focus on work
işe odaklanmak, çalışmaya yoğunlaşmak
20
full-time work
tam zamanlı iş
21
get to work
işe koyulmak, işe başlamak, işle ilgilenmek
22
go to work
işe gitmek
23
heavy work
ağır iş, ağır işler
24
in work
çalışan, iş hayatında olan
25
leave for work
işe gitmek, iş için (evden) çıkmak
26
leave work
işten çıkmak, işten ayrılmak
27
leave work early
işten erken çıkmak
28
line of work
iş kolu, iş türü
29
look for work
iş aramak, iş bakmak
30
manual work
el işi, el ile yapılan iş
31
out of work
işsiz, işi olmayan
32
paid work
ücretli iş, maaşlı iş
33
period of work
çalışma dönemi, çalışma süresi
34
place of work
iş yeri
35
place to work
çalışacak yer, çalışmak için yer, çalışılacak yer
36
preparatory work
hazırlık çalışması, ön çalışma
37
pressure of work
iş baskısı, iş gerginliği
38
put out of work
iş dışına itmek, işsiz bırakmak
39
quit working
çaılşmayı bırakmak
40
return from work
işten dönmek
41
road maintenance work
yol bakım çalışması
42
rough construction work
kaba inşaat işi
43
rough work
zor iş, çetin iş, güç iş
44
seasonal work
sezonluk iş, dönemlik iş
45
tough work
zor iş, zorlu iş
46
two-week backlog of work
iki haftalık birikmiş iş
47
unpaid work
ücretsiz çalışma
48
weary work
yorucu iş
49
work a miracle
mucize gerçekleştirmek, keramette bulunmak
50
work abroad
yurt dışında çalışmak
51
work as
olarak çalışmak, -lık yapmak
52
work as a lawyer
avukatlık yapmak, avukat olarak çalışmak
53
work as a teacher
öğretmenlik yapmak, öğretmen olarak çalışmak
54
work experience
iş tecrübesi/deneyimi
55
work for
için çalışmak, -de çalışmak
56
work for a company
bir şirkette çalışmak, bir şirket için çalışmak
57
work force
iş gücü
58
work hard
sıkı çalışmak, çok çalışmak, yoğun çalışmak
59
work hours
iş saatleri, çalışma saatleri
60
work in the marketing department
pazarlama bölümünde çalışmak
61
work life
iş hayatı, iş yaşamı
62
work on a commission basis
komisyonla çalışmak, komisyon bazında çalışmak
63
work on a farm
çiftlikte çalışmak
64
work on commission
komisyonla çalışmak, komisyon hesabıyla çalışmak
65
work part-time
yarım gün çalışmak, yarı zamanlı çalışmak
66
work two days a week
haftada iki gün çalışmak, haftanın iki günü çalışmak
67
work two jobs
iki işte çalışmak
© 2021 bilexis. All rights reserved.