accept
Verb
1
[Transitive, Intransitive]to take or receive something that is offered
kabul etmek, almak
  • to accept a gift/offer/bribe
  • He accepted the book as a present.
  • He doesn't accept advice from his father.
2
[Transitive]to agree to or approve of something
onaylamak, razı olmak, kabul etmek
  • to accept the desicion/evidence
  • The judge refused to accept the evidence.
  • The university has accepted only few applications.
3
[Transitive]to consider or think that something is true
doğru kabul etmek, inanmak
  • The police refused to accept her account.
  • This theory is accepted as correct by many scientists.
4
[Transitive]to admit that you are responsible for something, usually bad or unpleasant
kabullenmek, üstlenmek
  • I accept that I made a mistake.
  • He accepted responsibility for the accident.
Collocations
1
accept a bribe
rüşvet almak, rüşvet kabul etmek
2
accept a claim
iddiayı kabul etmek
3
accept a gift
hediye kabul etmek
4
accept a job offer
iş teklifini kabul etmek
5
accept a proposal
teklifi kabul etmek, öneriyi kabul etmek
6
accept a telephone call
telefon çağrısını kabul etmek
7
accept advice
nasihat almak, tavsiye almak
8
accept an apology
özrü kabul etmek
9
accept an application
başvuruyu kabul etmek
10
accept an award
ödül almak
11
accept an invitation
daveti kabul etmek, davete icabet etmek
12
accept an offer
teklifi kabul etmek
13
accept as a gift
hediye olarak kabul etmek
14
accept as a present
hediye olarak kabul etmek
15
accept as correct
doğru kabul etmek, doğru olarak kabul etmek
16
accept change
değişimi kabullenmek, değişikliği kabul etmek
17
accept defeat
yenilgiyi kabul etmek, yenilgiyi kabullenmek
18
accept gladly
memnuniyetle kabul etmek
19
accept graciously
nezaketle kabul etmek, zarif bir biçimde kabul etmek, inayetle kabul etmek
20
accept gratefully
minnetle kabul etmek, müteşekkir bir biçimde kabul etmek
21
accept help
yardım almak, yardım kabul etmek
22
accept one's death
birinin ölümünü kabullenmek
23
accept one's fate
kaderini kabul etmek, kaderine razı olmak, kaderini kabullenmek
24
accept one's resignation
istifasını kabul etmek
25
accept readily
isteyerek kabul etmek, seve seve kabul etmek, hemen kabul etmek, hemencecik kabul etmek
26
accept reality
gerçeği kabul etmek, gerçeği kabullenmek
27
accept reluctantly
isteksizce kabul etmek, gönülsüzce kabul etmek, istemeyerek kabul etmek
28
accept responsibility
sorumluluğu kabul etmek, sorumluluğu üstlenmek, sorumluluğu üzerine almak, mesuliyeti üzerine almayı kabul etmek
29
accept risk
risk almak
30
accept someone into the family
birini aileye kabul etmek,
31
accept the consequences
sonuçlarına katlanmak
32
accept the decision
kararı kabul etmek, karara razı olmak, kararı onaylamak
33
accept the fact
gerçeği kabul etmek, gerçeği kabullenmek
34
accept the idea
fikri kabul etmek, fikre razı olmak
35
accept the job
işi kabul etmek
36
accept without question
sorgusuz sualsiz kabul etmek, sorgulamaksızın kabul etmek, sorgulamadan doğru kabul etmek
© 2021 bilexis. All rights reserved.